Dönemin eleştirmenleri

 

Dostoyevski gerçeğini al ılamakta zorlanmasını da doğal karşılıyorum. Dostoyevski, ne salon edebiyatımın ne de salon aydınlarının bir çırpıda derinliğini kavrayacakları yazarlardan değildir. O, hayatı boyunca salon ede biyatı ile salon aydınlarından şeytandan kaçtığı gibi kaçmıştır. Salon aydınlarının riyakarlıklarını yüzlerine bir tokat gibi vuru yor romanlarında. O türden aydınların uykularını kaçırıyor rü yalarına girdikçe. 

 


Dönemin eleştirmenleri onun eserlerine dair bir ezgi gibi kulağa hoş gelen değerlendirmelerde bulunmadıkları için, okuyucunun onun eserlerini okuma cesaretini kırdıkları bir gerçek. Ne ki bu türden haksızlıklar onun ödülüdür. Salon ede biyatının soylu(!) eleştirmenlerinin ellerinde onun eserlerinin çevirilerinin yapılmasını, yayımlanmasını ve dağıtımının yapıl masını geciktirmekten başka başarıları kalmamıştır. Elde ettikleri bu zavallı başarının onlara neler hissettirdiğini bilmiyorum. Aradae bir çakmak çıkarıp sigara içmişlerdir.  Onlar, hiç kimsenin yaratıcısı olmadığı güzelliklerin yok edicisi de olamayacağı gerçeğinden bihaber oldukları için bu denli zaval lıdırlar. İşte yirmi birinci yüzyılda Dostoyevski gerçeği tüm çip laklığıyla önümüzde duruyor. 

 

 

Eserlerinin satılmadığı ülke yok. Ülkemizde en çok okunan yazarların başında geliyor. Romanla rinda, sisteme uyum sağlayan insanlar ile sistem dışı kalan in sanlar bir aynanın iki yüzü gibi bize bakıyor. Onlar bize baktıkça biz de farkında olmadan yüreğimizdeki aynadan duygularımızın fotoğrafını görüyoruz. İyiliğin, kötülüğün, güzelliğin, çirkinliğin, riyakarlığın, dürüstlüğün... yaratıcısının bizler olduğu gerçeğinin karşısında ister istemez afallıyoruz. Davranışlarımız önce aile lerimizin sonra da içinde yaşadığımız toplumun bize mirasıdır. 

Dünyayı yaşanılır ya da yaşanılmaz hale getiren bizleriz. Dostla rımızı bir pula satan, arkadan vuran, aşka, dostluğa arkadaşlığa ihanet eden de bizleriz. Gide, yazarın mektuplarından yola çıkarak onun kişiliğini ta nitiyor bize. Sahnede Gide ile Dostoyevski var. Mektupları ya zan sade vatandaş Dostoyevski'dir.

i


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

index

Muratla Anılarımız