Aldığımız Hediyeler
Daha da olmadı başlarına patates dilimleri sarıyorlar. Çaresizlik içinde en sonunda hastalığın ne olduğunu bi lemeden ölüp gidenler gene var. Dillerde bilinen aynı cümleler; ece li geldi çattı ve öldü!.. Yapacak bir şey yok!.. Diyerek kadere boyun egiliyor. Yaşam ise, geride sağ kalanlarla aynen devam ediyor. Murat ve Şeref, köyde canı yananlara sıkça rastladıkları için, bu gibi dertlere daima şahitlik edenlerdendiler. -Şeref doğru söylüyor Hamit kardeş. Şimdi bile, Allah bilir niceleri mezara canlı canlı, diri diri gömülüp mezarda can çe kişerek orada öldüler. Neymiş efendim; "Sabah öldü, hemen öğlen namazından sonra toprağa teslim edelim, ölü bekletmek günahtır." Gece ölmüş ise de öğlen namazından sonra hemen gömülüyor. -Doğrudur Murat kardeş!.. Doktor kontrolünden ge çirmeden, ölüp ölmediğini bilmeden hemen gömüyorlar. Neyse!.. Eşim Asiye'ye; köyde yaşadığımız müddetçe bizim de sonumuz onlarınkinden farklı olacak değil ya, dedim. O hafta şehre gidip, en sevdiği polis ...