Murat'ın Havalı Çakmağı

 

Murat'ı yakalamışken biraz vaaz vermesi ge rektiğinin bilincindeydi. Doğru söylüyorsun Hocam. Bizlerde din, adeta, ihtiyar layıp gücünü kuvvetini kaybedenlerin tutunacağı bir dal zannedi liyor. Son günlerini tamamlamak için. Camii de kimsesizler yurdu gibi benimsenen bir mekân haline geldi. Onun için Kur'ân kitabi mızın içinde yazılanlardan habersiz ömrümüzü tüketip, Allahın huzuruna çıkacağız. Orada sorgulandığımız zaman ben bilmiyor dum, ben duymamıştım demekten başka söz bulamayacağız. Murat çok şeyler biliyormuş da yapmıyormuş. 


 

Bu kadar bi liyordun da bu zamana kadar neden ibadetlerini yerine getirmedin diye soran yok tabii. -Ne güzel özetledin Murat Bey kardeş. Genç iken düşü nebildiğini, ihtiyarlayınca bırak düşünebilmeyi, bildiklerini unutu yorsun. Unutkanlık yüzünden beş vakit tanıdığın insanın adını bile hatırlayamıyorsun. İhtiyar biri nasıl bir genç kadar faydalı olabilir ki? Onun elinde bir tane çakmak ve tesbih seti vardı, sürekli onunla oynar dururdu.

 Bundan dolayıdır ki toplumun İslam bilgisi olmayınca birileri çıkıp İslam adına istediğini, istediği gibi rahatlıkla yapabiliyor. Son ra da insanlar hangisinin doğru olduğunu bilemedikleri için birbiri lerine hoş görülü davranmıyorlar. Allah, Kur'ân-ı Kerim' de Müslü manlar ancak kardeştir, diyor. Fakat biz Müslümanlar birbirimize düşmanca davranmaktan hiç geri kalmıyoruz. İslam'ı bilmeden dindar görünenler, Müslümanlık adına dünya menfaati peşine dü şenler, Müslümanlık dersi verip milletin cüzdanlarını boşaltanlar yüzünden diğer insanları da şeytanın tuzağına düşürüyorlar. Belli ki Hoca Efendi de dolmuş, taşmıştı.



 

Kendisinin köyde boş boş oturmasına gönlü razı değildi. Köylüye din bilgisi vermek istiyor ama hiç kimse oralı olmuyordu. Köylüler din bilgisini ihtiyaç olarak görmüyorlardı. Murat, kısık bir sesle ve başını sallayarak; -Doğru söylüyorsun hocam. Şehirde en çok dikkatimi çeken bakkalların, mağazaların, kasapların tabelalarının yüzde sekseninde hacı isimleri yazılmış. Hacılık adı altında sözde dürüst, günahtan ve hilekârlıktan korkan, güvenilir ticaretçi olduğunun kanıtı gibi halka gösteriş yapanlar ile doldu taştı ortalık.
s

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

index

Muratla Anılarımız

Dönemin eleştirmenleri