Eski Bir Anı
Hakim karşısına çıkarılırlar ve mahke me şöyle karar alır: Tekrar aynı suçu işledikleri takdirde en az üç ila beş sene hapis cezasına çarptırılacaklardır. Sonra tutuksuz yargı lanmak üzere serbest bırakılırlar. Murat bir laf daha sıkıştırdı araya. -Vay bel Hangi dinsiz imansız şikâyet etmiş ki? Görüyor sun hocam, sen hayır işi için uğraş, başkaları da şeytanlık yapmakla uğraşsın!
Hacı Yusuf Bey de desene, yeri verdiğine vereceğine bin pişman olmuştu. Hoca Efendi acı acı gülümseyerek; -Neyse. Artık bu bina bundan sonra din amaçlı kullanıla mayacağı için tekrar yönetim kurulu toplanır. Bina hakkında ne ya pılacağı tartışılır, sonunda bir karar almak zorunun da kalırlar. Ye rin sahibi hâlâ Hacı Yusuf olduğuna göre yapılan masrafların üçte ikisi değerine Hacı Yusuf Beye satılmasına karar verilir. Hacı Yusuf parasının olmadığını söyler ve ödemede kolaylık sağlamalarını rica eder. Tabi Hacı Yusuf'a deyim yerin de ise bina bedavaya verilir. Murat, gene Süleyman Hoca'ya soru sormadan duramadı.Elinde bir tane çakmak ve tesbih vardı.
-Hocam, yönetim kurulu en güzel kararı almış, başka na sıl olabilirdi ki? Hak yerini bulmuş değil mi? Hoca Efendi ayıp olmasa Murat'a 'ya bir sus da sözümü ra hat bitireyim' diyecekti ayıp olur diye diyemedi. -Dur bakalım Murat Bey kardeş, gelelim şikâyet edene!... Merak ya! Bizim milletimizin başına ne gelmiş ise bu me rak yüzünden gelmiyor mu? Murat da meraktan neredeyse çatlaya caktı. -Hocam şikâyet eden bulunmuş mu? Şehir esnafı şikâyet edeni hiç merak edip, araştırmadı mı yoksam? Süleyman hoca; -Murat Bey kardeş, minareyi çalan kılıfını da hazırlamış tır elbet. Neyse. Hacı Yusuf, hemen bankaya teşvik kredisi müra caatını yapar ve kısa zamanda alır. Kur'an kursu düşünülerek bina
Yorumlar
Yorum Gönder